Yapay zekânın gelecek vadettiği sektörler tüketici ve perakende sektörü

KPMG’nin gerçekleştirdiği ‘Üretken Yapay Zekâ Tüketici Perakende Anketi’ verilerine bu sektörde faaliyet gösteren şirketler, üretken yapay zekânın öncelikle pazarlama ve satışa uygulanmasına odaklanıyor. Sektördeki yöneticilerin yüzde 70’i, tüm sektörlerdeki yüzde 49’a kıyasla, üretken yapay zekânın en büyük dönüşümsel etkiyi pazarlama ve satış alanında göstereceğini belirtiyor. Hatta sektördeki pazarlama ve satış birimlerinin yüzde 57’si hâlihazırda üretken yapay zekâ çalışmalarında aktif rol oynuyor.

Üretken yapay zekâ (AI), birçok sektörde olduğu gibi tüketici ve perakende sektörü için de potansiyel bir oyun değiştirici olarak son zamanlarda giderek daha fazla öne çıkıyor. Sektör bu yenilikçi teknoloji sayesinde ticari etkinlik, operasyonel verimlilik ve maliyet optimizasyonu dâhil olmak üzere geniş bir cephede daha iyi iş sonuçları elde etme yeteneğine sahip oluyor. Hızla büyüyen bu teknoloji, perakende sektöründeki şirketlerin fiyatlandırmayı optimize etmelerine, daha iyi hedeflenmiş reklam içeriği sunmalarına, daha ilgi çekici ürün açıklamaları oluşturmalarına ve daha hızlı, daha özelleştirilmiş bir kullanıcı deneyimi sağlamalarına yardımcı olabilecek potansiyeli bulunuyor. Bu teknoloji ayrıca, özellikle müşterilerin geleneksel sohbet robotlarından memnun olmadığı durumlarda, iade sürecindeki gerilimleri azaltarak daha iyi müşteri hizmetleri sunulmasını da sağlayabilir.

KPMG, çığır açan bu yeni teknolojinin çeşitli sektörleri nasıl etkileyebileceğini ayrıntılı olarak ortaya çıkarmak ve yöneticilerin bu teknolojiyi benimsemeye ne kadar açık ve hazır olduklarını ölçmek için çeşitli sektörlerden 300 yöneticinin katıldığı bir araştırma yaptı. Tüketici ve perakende sektöründeki katılımcıların yanıtlarından yola çıkılarak hazırlanan 2023 yılı ‘Üretken Yapay Zekâ Tüketici Perakende Anketi’ verilerine göre sektördeki kuruluşlar; müşteri verilerini analiz etmek ve kişiselleştirilmiş öneriler oluşturmak (yüzde 66); envanter yönetimi için trend analizi/tahmine dayalı analiz (yüzde 64) yapmak; pazarlama metni ve ürün özetleri dâhil olmak üzere içerik geliştirmek (yüzde 62) için üretken yapay zekâyı uygulama olasılığının yüksek olduğunu söyledi. Katılımcıların yüzde 58’i bu teknolojinin ayrıca daha iyi müşteri hizmetleri sunmak amacıyla sohbet robotlarını geliştirmek için kullanılacağını ve yüzde 40’ı rekabetçi fiyatların belirlemesine yardımcı olacağını düşünüyor.

Ankete göre şimdilik, tüketici ve perakende şirketleri üretken yapay zekânın öncelikle pazarlama ve satışa uygulanmasına odaklanıyor. Bu sektördeki yöneticilerin yüzde 70’i (tüm sektörlerdeki yüzde 49’a kıyasla) üretken yapay zekânın en büyük dönüşümsel etkiyi pazarlama ve satış alanında göstereceğini belirtiyor. Bu alan aynı zamanda tüketici ve perakende şirketlerinin teknolojinin kullanımını şu anda en çok araştırdıkları bir alan olarak da öne çıkıyor ki tüm şirketlerin yüzde 42’sine karşılık sektördeki katılımcıların yüzde 68’i bunu yapıyor. Hatta pazarlama ve satış birimleri, tüm şirketlerin sadece yüzde 5’ine karşılık, ankete katılan tüketici ve perakende şirketlerinin yüzde 16’sında üretken yapay zeka çabalarına öncülük ediyor. Ayrıca, pazarlama ve satış birimlerinin yüzde 57’si tüketici ve perakende sektöründe kuruluşlarının üretken yapay zekâ çalışmalarında aktif rol oynarken bu oran tüm kuruluşlarda yüzde 31 seviyesinde bulunuyor.

Birçok tüketici ve perakende şirketi, yıllardır yapay zekâ kullanarak dahili ve üçüncü taraf verilerinden nasıl daha iyi yararlanabileceklerini araştırıyor. Örneğin moda sektöründeki bazı şirketler, trendleri tahmin etmek ve analiz etmek, kıyafetleri görüntüleyebilen sanal modeller oluşturmak, müşteri ihtiyaçlarını tahmin etmek ve müşterilerin daha kişiselleştirilmiş bir alışveriş deneyimi yaşamalarına yardımcı olmak için yapay zekâyı zaten kullanıyor. Yine de tüketici ve perakende sektörünü olumlu yönde etkileyecek tüm bu inanılmaz potansiyele rağmen ankete katılan tüketici ve perakende şirketlerinin yalnızca yüzde 23’ü (tüm sektörlerdeki kuruluşların yüzde 31’ine kıyasla) üretken yapay zekânın ortaya çıkışına verilecek yanıtı organize edecek bir yetkili veya ekip bulunduruyor. Raporda gelişmekte olan bu teknolojiden en iyi şekilde yararlanmak için bu durumun değişmesi gerektiğine de dikkat çekiliyor.

KPMG Türkiye Yeni Nesil Teknoloji Çözümleri Lideri Engin Şayan yaptığı açıklamada şu sözlere değindi: “Üretken yapay zekâ kullanım örneklerinin tüketici ve perakende şirketleri için yaratabileceği olumlu etkiyi şimdiden görebiliyoruz. Bu nedenle özellikle bu sektörde üretken yapay zekânın etkin ve verimli kullanımı için zemin hazırlamanın tam zamanı olduğuna inanıyoruz. KPMG olarak bu zemini güçlendirmek amacıyla hazırladığımız bu araştırmada sektördeki katılımcıların yapay zekâ teknolojisine bakışını ortaya koymanın yanında şirketlerin üretken yapay zekâyı en etkili şekilde kullanabilmeleri için atması gereken temel adımları da aktarıyoruz. Tüm sektörlerde olduğu gibi bu sektörde de şirketlerin üretken yapay zekâdan yararlanmalarına yardımcı olacak güçlü bir konuma sahibiz. Makine öğrenimi ve doğal dil işleme alanındaki derin deneyimimizden yararlanarak şirketlere strateji, kullanım senaryosu geliştirme, tedarikçi seçimi ve uygulama konularında rehberlik ederken bu dönüştürücü teknolojiye yaptıkları yatırımdan sonuç almalarına da yardımcı oluyoruz. Hem üretken yapay zekânın sunduğu imkânları hem de tam potansiyelini ortaya çıkarmak için gerekli olan süreç ve kültürel değişiklikleri aktarıyoruz. Ayrıca, üretken yapay zekâ kullanıcılarına bu teknolojinin potansiyel risklerini ve müşterilere, işletmelere ve topluma zarar gelmesini önlemek için bu risklerin nasıl kontrol edileceğini de öğretiyoruz. Hazırladığımız bu rapor ve sunduğumuz hizmetler sayesinde perakende sektöründeki şirketler bu çığır açıcı teknolojinin gücünden tam olarak istifa etme imkânı bulacak.”