Yapay zekâ hacker olmaya karar verirse neler olur?

Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkanlığı ve Cumhurbaşkanlığı Dijital Dönüşüm Ofisi destekleri ile Türkiye Siber Güvenlik Kümelenmesi tarafından 11 Şubat 2022’de Antalya’da düzenlenen 3’üncü Sektör Zirvesi’nin açılışında konuşan Cumhurbaşkanlığı Dijital Dönüşüm Ofisi Başkanı Dr. Ali Taha Koç, geleceğin teknolojilerinin, güvenlik bakış açılarını kökten değiştirmiş durumda olduğunu söyleyerek, yenilikçi teknolojilerle birlikte siber tehditlerin doğasının da akıl almaz ölçüde değişmeye devam ettiğini belirtti.

Dünyayı bambaşka bir hale getirmesi beklenen büyük veri, yapay zekâ, nesnelerin interneti, bulut ortamlar, blok zincir, dijital ikiz, otonom araçlar, kuantum gibi yenilikçi teknolojilerle birlikte siber uzayın daha da genişlediğinin altını çizen Koç, “Yapay zekâ siber güvenlik alanında kariyer yapmaya ve bir hacker olmaya karar verirse neler olur?” şeklinde bir soru yönelterek sözlerine şöyle devam etti: “Yapay zekâ hacklemeye başladığında insanlarla aynı sınırlara sahip olmayacak ve hackleme hızını, ölçeğini ve kapsamını tamamen değiştirecek. Aylar veya yıllar sürebilen bir insan süreci belki de günlere, saatlere hatta saniyelere sığacak. Bulduğu bir zafiyeti dünya genelindeki benzer tüm sistemlerde de arayacak. Kapsam olarak da teknolojik altyapılarla sınırlı kalmayacak. Kurala dayalı bütün sistemler yapay zekânın kapsamına girecek ve açık bulmak üzere kodlanmış bir algoritma, teknolojik olup olmadığına bakmaksızın sporda, ekonomide ve birçok sosyal sistemde bütün boşlukları ve tutarsızlıkları çok kısa sürede açığa çıkaracak”

Yapay zekânın hackleme konusunda ne tür yıkıcı etkiler oluşturacağının ise şu an için büyük bir soru işareti olduğunu dile getiren Koç, “Yapay zekâ algoritmaları bir nevi kara kutulardır. Veriler bir uçtan girer ve cevap diğer uçtan çıkar. Devasa veri yığınlarıyla problem çözme yeteneği kazanan bu algoritmalar insan zihninin çözemediği problemlere çok farklı yaklaşabilir. Sınırlamaları bizimkinden farklıdır. Yapay zekâ, bizim düşündüğümüzden daha olası ve daha fazla çözüm türünü deneyerek, düşünmediğimiz yollardan geçer. Örneğin siz TCP/IP protokolü üzerinden bir sistemi ele geçirmeye çalışırken, yapay zekâ bu protokolü tamamen ortadan kaldırmayı veya değiştirmeyi seçebilir. Bunun sebebi yapay zekânın biz insanların doğal kabul ettiği değerlerle ve sınırlarla düşünmemesidir. Sonuca nasıl ulaştıklarını anlamak ise imkânsız olabilir. Tüm bu özellikler yapay zekâyı siber güvenlik kariyerinde çok kritik bir konuma yerleştiriyor. Geleceğin teknolojileri hepimiz için büyük kolaylıklar getirecek harika araçlar olmakla birlikte, bir suç örgütünün elinde oldukça tehlikeli bir boyut kazanabilir. Yeryüzünde teknoloji ve yeniliklere en hızlı adapte olan grupların suç örgütleri olduğu dikkate alındığında, bu teknolojinin de ilk kullanıcılarının suç örgütleri olacağını tahmin etmek zor değil” dedi.

Siber saldırılara karşı geliştirdikleri birçok farklı sistemleri olduğunu, ama bunların hackerların insan olduğu zamanlarda geliştirildiğini ve insan hackerların davranış modeline göre dizayn edildiğini söyleyen Koç, “ Yeni nesil güvenlik tehditleriyle baş edebilmek için bu sistemleri yeni nesil teknolojilerin potansiyeliyle donatmamız gerekiyor. Yapay zekâ, makine öğrenmesi ve benzeri yeni nesil teknikleri kullanarak yeni nesil akıllı siber güvenlik çözümlerini birlikte geliştirip Türkiye’yi akıllı siber güvenlik ürünleri konusunda bir dünya markası yapmamızın önünde hiçbir engel yok. Akıllı saldırılar ancak daha akıllı yöntemlerle etkisiz kılınabilir” şeklinde sözlerini tamamladı.