Türkiye Bilişim Derneği (TBD) tarafından düzenlenen Kamu-BİB’28 ve BİMY’32 bütünleşik etkinliğine katılan Avukat Özgür ERALP, DG TV’de sorularımızı yanıtladı.
Özgür ERALP; sektöründeki en büyük yukarı doğru ivmelenmeyi yaratacak teknoloji trendinin ne olabileceğinden bahsetti.
Özgür ERALP, konuyla ilgili düşüncelerini şu şekilde ifade etti: “Evet, yani hukukla ilgili yine söylediğim gibi dijital dönüşüm. Ben artık hani geçtiğini düşünüyorum ama bu yapılmaması anlamına gelmiyor. Dijital dönüşüm zaten olmuş olmalıydı bugüne kadar. Hukuk sektörünü söylüyorum. Avukatlık bürolarında, barolarda ve Türkiye Barolar Birliği’nde, Adalet Bakanlığı, hukukun yani, bizim hayatımıza nüfuz ettiği tüm alanlarda ve özellikle hukuk fakültelerinde bence artık yani dijital dönüşümün geçmiş olması lazım.
Evet, daktilodan bilgisayara geçti, bilgisayardan UYAP’a geçti ama artık bunları aşmak gerekiyor. Yani UYAP sonuçta mevcut olan dosyalarınızla ilgili bir şey üretebilir. Arabuluculuk dedik, tahkim dedik. Yani artık bunların yargıya gelmeden çözülebileceği, smart contract’lar, akıllı sözleşmelerle bu işin yürüyor olması gerekir. O yüzden dijital dönüşümün tamamlanması gerekir ve buna artık yapay zeka geldiği için bence dijital dönüşüm bunu bambaşka bir yere götürür.
Yani siz dijital dönüşümün içerisinde artık yapay zekayı almalısınız ve artık yapay zeka, efendim, işte içtihatları arıyor, onlardan bir dilekçe yazıyor. Ben yapay zekanın bu anlamda sığ kullanıldığını düşünüyorum. Yani hukukta yapay zeka deyince, dijital dönüşüm deyince, efendim, ben mahkeme kararlarını arayayım, bundan güzel bir dilekçe yazayım. Karşı tarafta bilirkişi raporu gelmiş, bilirkişi raporuna cevap yazayım. Şu anda avukatların kullandığı bu. Baro ve Barolar Birliği bana göre zaten şu anda yapay zeka ve dijital dönüşüm noktasında, yani çağın gereklerine evet, belki bir çaba vardır ama yani bu, dünyada da yapılıyor diye söylemiyorum. Dünyada da yapay zekayı baro, Barolar Birliği ve avukat örgütleri, bunlar maalesef hukukçular hep geriden takip ediyorlar.
Bir diğer bilişim sektörleri gibi, finans sektörleri gibi, sağlık, enerji sektörleri gibi, şirketler gibi hızlı hareket edemiyorlar. Hukukun böyle bir genel bir hantal yapısı var, bürokrasisi var, kanunları var, belli bir düzenlemeleri var. Ama ben dijital dönüşüm kapsamında özellikle yapay zekayı kullanarak, yani dilekçeyi nasıl daha iyi yazarımdan daha ziyade smart contract, mesela sen smart contract ile akıllı sözleşmeler, bunları gerçek hayatın içerisinde uygularsan zaten öyle bir uyuşmazlık kalmayacak. Yani icra dosyası, yirmi milyon icra dosyası, yirmi milyon icra dosyasına efendim, daha iyi seksen dokuza bir göndereyim. Efendim, işte ilamsız icra. Şimdi ilamsız icranın olduğu bir yerde, seksen dokuza birin olduğu bir yerde sen bunu Kep ile çözeyim, mobil imzayla çözeyim. Bana buna göre bunlar çözüm değil. Bana göre sen o icra dosyasının kaynağını çözümleyebilmen lazım. Artık günümüzde, yani icra avukatlığı, hacizler, ya bunlar başka konular. Ya biz hukuktan bahsediyoruz. Hukuk daha özellikle önleyici hukuk, yapay zekayla dijital dönüşümle çok rahat bir şekilde olabilir.
Hukuk asıl olması gerektiği, işte insan hakları, efendim, bireysel özgürlükler, bunların işte kişisel verilerin korunması, özel hayatın gizliliği, ifade hürriyeti. Hukuk bunlara yoğunlaşır. Ama öbür türlü siz ne olur alacak verecek içerisinde halen bir kıymetli evrak diye hukuk fakültelerinde bir ders okutuluyor. Bunu halen diyorum.
Halen, gidip siz çekle ilgili icra sorunları yaşanıyor. Hayır, bunların hepsinin belli bir artık dijital dönüşümle birlikte çözümleri de var. Ama siz halen kıymetli evrak yaparsanız, çek derseniz, icra derseniz, hukuku da bununla sınırlar ve buna göre yönlendirmeye çalışırsanız bana göre hata yapmış olursunuz. O yüzden siz yukarıya ivmelenme ile ilgili dediğiniz şey, eğer siz halen çektir, icradır, efendim, boşanmalardaki belli şeyler, klasik elli sene öncesinin belki de yüz sene öncesinin zaten var olan sorunlarını bununla çözmeye çalışırsanız yukarı bir ivmeleme yapamazsınız.
Bu sadece yeni isimlerle arabuluculuk, tahkim, işte onları da belli bürokratik şeylerin içerisine koyarsanız olmaz. Çünkü artık dünya Türkiye’den ibaret değil. Çok hızlı bir şekilde globalleşiyor. Eskiden her şey Türkiye’de sorun olabilirdi hukuken ama şu anda bir Amerikalı, bir Türk, Avrupa vatandaşı orada başka bir hukuki uyuşmazlık dediği zaman siz bunun içinden içerisinden normal klasik sistemlerle çıkamazsınız. O yüzden benim görüşüm dijital dönüşüm, yapay zeka, hukuk, avukat, barolar, Barolar Birliği, meslek örgütleri, Adalet Bakanlığı, bilgi işlem, bütün bunlarla alakalı birimlerin buna çok daha fazla ağırlık vermesi gerekir.”
VİDEO: 352
BAŞLIK: Hukukta Dijital Dönüşüm Şart
KONUŞMACI: Özgür ERALP – Avukat



