Avrupa Birliği Yapay Zeka Tüzüğü taslağı

Avrupa Parlamentosu ve Konsey Temsilcileri tarafından Cuma günü yapılan görüşmeler sonucunda, Yapay Zeka Tüzüğü üzerinde geçici bir ön anlaşmaya varıldı. Bu düzenlemenin amacı, yüksek riskli yapay zeka uygulamalarından kaynaklanan potansiyel riskleri önlemeyi amaçlarken, aynı zamanda inovasyonu teşvik edip Avrupa’nın bu alandaki liderliğini güçlendirmek şeklinde açıklandı.

Belirtmek gerekir ki, bu Tüzük yürürlüğe girdiğinde, yapay zeka sistemi tarafından üretilen çıktının Birlik içinde kullanıldığı durumlar için Avrupa Birliği Avrupa Birliği dışındaki üçüncü bir ülkede bulunan yapay zeka sistemlerinin sağlayıcıları ve kullanıcıları da belirli yükümlülükleri yerine getirecekler. Örneğin, Türkiye’de üretilmiş bir yapay zeka sisteminin Avrupa Birliği pazarına sokulması için Tüzük kurallarının yerine getirilmiş olması gerekecek. Aynı zamanda Türkiye’de de benzer bir mevzuatın yapılması mutlaka gündeme gelecektir. Yapay Zeka Tüzüğünün Avrupa Birliği’nde 2026’dan önce yürürlüğe girmesi beklenmiyor.

Yapay zeka 4 kategoriye ayrıldı

Tüzük taslağında, yapay zeka, “insan tarafından tanımlanan belirlenen amaçlar için, içerik, tahmin, öneri şeklinde çıktılar veya insanların etkileşimlerini etkileyen kararları üretebilen yazılım” olarak tariflendi ve 4 kategoriye ayrıldı. Yüksek riskli yapay zeka sistemleri (örneğin tıbbi yazılımlar, işe alım kararına etki eden uygulamalar) Avrupa Birliği uyumluluk işareti eklemek, risk analizi yaptırmak, log kayıtlarını tutmak, bir sicile kayıt olmak gibi bazı yükümlülüklerin yerine getirilmesi ile hayata geçirilebilecek. Sohbet robotları, deep fake gibi yapay zeka ile mi insan ile mi etkileşime geçildiği net anlaşılmayan uygulamalar, şeffaflık yükümlülükleri ve yapay zeka etiketini eklemek koşulu ile serbest bırakılıyor. Tüzük taslağında belirtilen bazı uygulamalarsa tamamen yasaklanıyor.

Yasaklanan uygulamalar

Tüzük taslağı ile, belirli yapay zeka uygulamalarının vatandaş haklarına ve demokrasiye yönelik potansiyel tehditleri tanıyarak, yasaklanması öngörülüyor.

●Hassas özellikleri kullanarak biyometrik kategorilendirme sistemleri (örneğin siyasi, dini, felsefi inançlar, cinsel yönelim, ırk)
●İnternet veya CCTV görüntülerinden yüz tanıma veritabanları oluşturmak için hedefsiz olarak yüz görüntülerini toplamak
●İşyeri ve eğitim kurumlarında duygusal tanıma
●Sosyal davranış veya kişisel özelliklere dayalı sosyal puanlama
●İnsan davranışını manipüle eden yapay zeka sistemleri

Halka açık alanlarda gerçek zamanlı biyometrik sistemlerin (yüz tanıma gibi) kullanılması, Tüzüğün önceki versiyonunda tartışılıyor, istisnalar dışında yasaklı sistemlerden sayılması planlanıyordu. Son açıklamada, bu gibi sistemlerin belirli suçlar için önceden yargı makamlarının izniyle kullanılabileceğine karar verildi. Bunlar;

●Mağdurların (kaçırma, ticaret, cinsel istismar) hedefli aramaları,
●Belirli ve mevcut bir terör tehdidinin önlenmesi veya
●Mevzuatta belirtilen belirli suçlardan birini işlemiş şüpheli bir kişinin yerini belirleme veya kimliğini tespit etme (örneğin terörizm, ticaret, cinsel istismar, cinayet, kaçırma, tecavüz, silahlı soygun, bir suç örgütüne katılım, çevresel suç).

Seçim sonuçlarına etki eden sistemler yüksek riskli olarak sınıflanacak

Tüzük Taslağında, Seçim sonuçlarını ve seçmen davranışını etkilemek amacıyla kullanılan yapay zeka sistemleri de yüksek riskli olarak sınıflandırıldı. Ayrıca bu konuda vatandaşların şikayet haklarının düzenlendiği bilgisi verildi.

Yapay zeka sistemlerinin geniş bir görev yelpazesinin yeteneklerinin hızlı bir şekilde genişlemesi nedeniyle, genel amaçlı yapay zeka sistemlerinin, ve onların temel alındığı modellerin, başlangıçta Parlamento tarafından önerilen şeffaflık gereksinimlerine uymaları gerekecek.

Parlamentonun açıklamasında, İşletmelerin, özellikle KOBİ’lerin endüstri devlerinden gelen baskı olmadan yapay zeka çözümleri geliştirmelerini sağlamak amacıyla, düzenleyici kum havuzları ve gerçek dünya testlerini teşvik edileceği belirtildi. Yani, Tüzük, risk temelli düzenlenmiş olsa da, inovasyonu destekleyici bir yaklaşım da belirleyecek.

Avrupa Birliği Yapay Zeka Tüzüğünde, kurallara uyulmaması durumunda 35 milyon euro veya şirketin büyüklüğüne bağlı olarak küresel cironun yüzde 7’si şeklinde idari para cezaları getirilmesi planlanıyor.

(Yazıyla ilgili görüş ve düşüncelerinizi [email protected] adresine göndererek yazarımızla paylaşabilirsiniz.)

2005 yılında Marmara Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nden mezun olmuş ve Avukatlık stajının ardından 2006 yılında Ankara Barosu’na kaydolmuştur. Gazi Üniversitesi’nde yüksek lisans yapmıştır. Bahçeşehir Üniversitesi’nde Dijital ve Sosyal Medya Pazarlama Yönetimi Eğitimi, Ankara Üniversitesi Bankacılık ve Ticaret Hukuku Enstitüsü’nde hukuk çevirisi eğitimi almıştır. Türk Patent ve Marka Kurumu’na kayıtlı marka ve patent vekilidir. Sicile kayıtlı Arabulucudur. Başkent Üniversitesi’nde Bilişim Hukuku ve Ankara Üniversitesi’nde Mesleki Bilgisayar-UYAP, derslerinde öğretim görevlisidir. ISO 27001 Bilgi Güvenliği Yönetim Sistemi Baş Denetçisidir. Uzun yıllar Ankara Barosu Bilişim Kurulu ve Bilgi İşlem Merkezi üyeliği yapmıştır. Ankara Barosu Bilişim ve Hukuk Dergisi ile Ankara Bar Review dergilerinde editor olarak gorev almıştır. 2018 yılında Dijital Reklamcılığın Teknik, Hukuki ve Vergisel Boyutu isimli kitabını yayınlamıştır. Avukatlığın yanı sıra, LegalTalks Eğitim Portalının ve LegalTalks Anonim Şirketi’nin kurucusu ve koordinatörüdür. İngilizce ve Yunanca dillerini bilmektedir.